YIĞILAN YAZILAR-3

      Gelmeyeni Beklemek



-Hayat, gelmeyecek treni beklerken istasyonda yaşadıkların...

-1 ay boyunca otobüsle geçerken, hep tren yolunun yanındaki devrilmiş koltuğa baktım ve düşündüm. Sonunda oraya gidip, o koltuğu olması gereken yerine koydum ve varlığını anlamlandırdım kendi çapımda.

Bunun üzerine dostum Ali ile muhabbetimizden bazı parçalar:
A:Hayat, gelen trenin içinden çıkan mutluluklar...

M: O da bi' bakış açısı.

A: daa fazla yönden de bakabiliriz; mesela Hayat gelmeyecek trenin yerine gelen bir martından da ibaret olabilir.

M: Benim söylediğim tanıma uyuyo. :F

A: Ne fark eder abi akımı devam ettir hikaye çıkartcaz burdan. Duvarına hikaye yazalım.

M:  Bazen de, artık umudu kesip gelmeyecek diye raylara yattığında ansızın gelip seni ezen trendir. (umudunu kaybetme)

A:  İstanyona zamanında yetişemeyen trenin kovaladığı martının istasyona gelişini raylarda yattığında görmediğine üzülmemekte olabilir hayat, ya da ezilişinden dolayı gidebileceğin yeni dünyaların hikayelerinin umududa olabilir hayatın bu güzelliği

M: Vay be tren her yere götürüyo yani.

A: Düşün bir de yani gelmeyen tren bile götürdü heryere.

M: Acaba kim sürüyo bu treni? Şaka maka sen bu tren konseptinde nerdesin, ne yapıyorsun, kaç trenini bekliyorsun, hangi treni bekliyorsun?

A: ben ılık bir yaz meltemiyle gazetem kıpır kıpır avuçlarımda 17:37 treninin gelmesini beklerken peronun sonunda oturduğum banktan karşımda tüm heybetiyle leyleklerin yuvalarını taşıyan selvi ağaçlarının ardından batan güneşin son demlerini yüzümde hissediyorum

M: Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli, makinist! 

A: Makinisti hapse attırdın kendini ezdirdiğinde

M: Yıllar önce Bahçeşehir tren istasyonunda bir deli vardı. En azından insanlar öyle derdi... Hiç trene binmedi. Koltuğunu alıp, tüm gün raylara yakın olacak şekilde farklı yerlere farklı açılarda otururdu sadece. Sanırım onun seyahati başka yerlerdeydi. Tren geldiğinde çok sevinirdi. Hatta sadece tren geldiğinde kalkarmış ve o yer değiştirme ritüelini yapardı. Uzun sakalları ve yorgun gözleri... Onun, görünüşü ile ilgili hatırlananlar bunlar. A! Unuttum bi' de adamın ilk ve son gülümsemesinden bahsetmişti bana orada çalışan bir abi. İlk kez trene biniyor gibi güldü ve öyle kaldı demişti... Bu koltuk onun anısına! Bekleyen filozof...

A: şimdi oldu işte tebrik ederim

M:  Ben ciddiyim.

A: Ben de.



-Bu fotolardan önlü arkalı albüm kapağı olur bence. Oha çok heyecanlandım.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

-Sen kendini övme, değerini göremeyen zaten sana layık değildir. Sen görenlerle...


-Hadi bi' kelebek paylaşalım!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder