18 Ekim 2014 Cumartesi

BAŞLANGIÇ




Bu blogu Aşçı'nın doğum gününde açmaya karar verdik. Hepimiz için farklı nedenlerden ötürü gerekliydi bu blog. Benim için 2 seneden beri süren boşluğun yarattığı huzursuzluğu sonlandırmak için gerekliydi. Üniversiteye girmek için o kadar çok çabaladık ki girdiğimizde ne yapmam gerektiğini hiç düşünmedim. Bu beni boşluğa sürükledi. Dersler aktiviteler fırsatlar dikkatimi bile çekmedi. Zihnimi huzursuz bir uykuya daldı. Gereksiz hayallerle, uyumsuz dağınık düşüncelerle zihnimi doldurdum. İşte böyle bir sürecin sonunda 6 Ekime geldik. O gün hissettiğim gibi tekrar hissetmek istemediğimden yaşadıklarımı burada kaydetmeyeceğim. Sadece o gece kendini kandırmanın ne kadar ileri boyutlara gidebileceğini gördüm. Uyuyan bir zihnin ise ne kadar kolay kandırılabileceğini. Özellikle kendisi tarafından. Bunun bana olmasına izin vermemek için burada zihnimden geçenleri yazmak istedim. Bu sayede zihnimden geçen düşüncelerin gerçekliğini ölçebilecek ve boş hayallerle ve düşüncelerle, sistematik bir oluşum sağlayacak gerçek düşüncelerin farkına varabileceğim. Beni huzursuzluğa iten kaygıları görmezden gelip kaçmak yerine üstüne gidebilme yetisini kazanabileceğim.

   Bu blogu Aşçı'nın doğum gününde açtık çünkü zamanı gelmişti. Gelişi güzel yaşamaktan sıkıldığım için zamanının geldiğini düşünüyorum sanırım. Sıkılıp yarım bıraktıklarımdan hareket edemez oldum. Yarım yamalak hayatları gördüm ve bundan uzaklaşmak için yazmak istiyorum. Bu yazıyı yazarken bile fark ediyorum ki zihnimdeki düşünler dağınık. Bir cümlem diğerini takip edemiyor. Sanırım bu bloga asıl bu uyumsuzluğu gidermek için yazmak istiyorum. Çünkü rastgele binlerce düşünce sadece zaman kaybıdır bilinç bu kadar çok düşüncenin altında kalıyor ve uyum gösteremiyor. Bir birlerine dokunmayan bu düşünce ve hayal yığınlarının yarattığı yorgunluk ve neden olduğu zaman kaybından kurtulmak istiyorum. Kendi içinde uyumlu bir zihin istiyorum. Zihnimi burada uyumlu olmaya zorlayacağım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder