ÖNSÖZ
Tıpkı kendinden
önceki gibi… Ama tabii ki aynı akmaz, önceki gibi olan nitelik tamamen en
dibindeki özelliktendir. Tıpkı karanlık çağdaki insanlarla şimdiki insanların “insanlık”
değerlerenin zihniyete bağlı olarak indirgenip yükseltgenmesine göre aynı
olmaları gibi. Eskiden insanlar yaşamayı keşfedermiş şimdi ise ölmeyi…
AKIŞ
Her şey auroraları
hayal edip aktarmaya çalışmakla başladı. Hayatın bizi getirdiği yere bağlı
olarak da bu hayale elde ne varsa saldırmakla daha da başladı. Silahlar;
spatula, saldırdıkça kırılan bir fırça ve havada uçuşan renklerdi. Saldırının
sonunda oluşan bulantıydı. Ancak özümüz bu bulantıyı normalde olmayan yeşil
göklere, karanlık su ve ağaçlara dönüştürmekti.
Ne kadar kötüyü
iyiye dönüştürmeye çalışsan da ve teknik konularda başarsan da maneviyatta geriye
dönüş imkansızdır. Artık bulanıktır herşey... Biz de bunu
durumun en elverdiği şekilde yapmak istedik. Sonuç renkli bir kıyametti.
Çirkinliği yok etmeye gelen kıyamet olsa de renklidir bizce. Evet! Biz de
sonunda yok ettik bütün çirkinlikleri renklerle…
Bu renklendirilmenin
sonucu her bireye göre değişir ya da renklendirilirken yukarıdan kıyamete
bakanın göreceği tek şey bizim resmedemediğimiz ve resmedemeyeceğimiz
renklerdir...
Bu düşünceler
içerisindeyken 3 kere tekrarladık bu anlatılanları. Çok şey öğrendik. Çok
denedik. Çok da başarısız olduk. Ama önemli olan fikir ve duygudur. Tabi ne
kadar emek verdiğinle açığa çıkar başarısı.
P.S.
Enis AŞÇIBAŞI ile
duvarıma kocaman bir akış resmi çizmiştik. Akışı farklıydı ama yine temeli
aynıydı; hayat…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder