20 Eylül 2016 Salı

AKIŞ -M -I

ÖNSÖZ

     Tıpkı kendinden önceki gibi… Ama tabii ki aynı akmaz, önceki gibi olan nitelik tamamen en dibindeki özelliktendir. Tıpkı karanlık çağdaki insanlarla şimdiki insanların “insanlık” değerlerenin zihniyete bağlı olarak indirgenip yükseltgenmesine göre aynı olmaları gibi. Eskiden insanlar yaşamayı keşfedermiş şimdi ise ölmeyi…

 AKIŞ

       Her şey auroraları hayal edip aktarmaya çalışmakla başladı. Hayatın bizi getirdiği yere bağlı olarak da bu hayale elde ne varsa saldırmakla daha da başladı. Silahlar; spatula, saldırdıkça kırılan bir fırça ve havada uçuşan renklerdi. Saldırının sonunda oluşan bulantıydı. Ancak özümüz bu bulantıyı normalde olmayan yeşil göklere, karanlık su ve ağaçlara dönüştürmekti.

     Ne kadar kötüyü iyiye dönüştürmeye çalışsan da ve teknik konularda başarsan da maneviyatta geriye dönüş imkansızdır. Artık bulanıktır herşey... Biz de bunu durumun en elverdiği şekilde yapmak istedik. Sonuç renkli bir kıyametti. Çirkinliği yok etmeye gelen kıyamet olsa de renklidir bizce. Evet! Biz de sonunda yok ettik bütün çirkinlikleri renklerle…

     Bu renklendirilmenin sonucu her bireye göre değişir ya da renklendirilirken yukarıdan kıyamete bakanın göreceği tek şey bizim resmedemediğimiz ve resmedemeyeceğimiz renklerdir...

     Bu düşünceler içerisindeyken 3 kere tekrarladık bu anlatılanları. Çok şey öğrendik. Çok denedik. Çok da başarısız olduk. Ama önemli olan fikir ve duygudur. Tabi ne kadar emek verdiğinle açığa çıkar başarısı.

P.S.

     Enis AŞÇIBAŞI ile duvarıma kocaman bir akış resmi çizmiştik. Akışı farklıydı ama yine temeli aynıydı; hayat…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder