15 Ocak 2015 Perşembe

Seven bebek ve sarhoş ayısı -M

     Dostum beni her sene kaldığı tatil köyüne davet etmişti. Bilmiyordum bu tatilin beni her yönden nasıl değiştireceğini. Hüzün ve umutsuzluğumun dibini göreceğimi bilmiyordum. Tabi bunun yanı sıra saf güzelliğin dibini göreceğimi de bilmiyordum. Bildiğim tek şey çok eğlenip içki şişelerimin dibini göreceğimdi. Bu tatilde beni öldüren durumu bir yazımda açıklamıştım. Bunda ise sadece dostuma bahsettiğim güzel bir konu üzerinden gideceğim.
     Her gün ve neredeyse her vakit içkiliydim. Kimseye bir zararım olmadı. Zaten içkiliyken zararlı biri değilimdir. Sadece daha düşünsel ve duygusal olurum. Tabi beni dışarıdan görenler böyle düşünemezdi. Çünkü içki kötü bir şey ve sarhoş olan tehlikelidir ve sakınılmalıdır ayık olanlar tarafından. Genel bakış bu, istisnalar olsa da.
     Bu tatil köyünde her gün biri maskot olarak ayı kostümünü giyiyor ve herkesle eğlenip oyunlar oynuyor. Son olarak animasyon yapılan sahnede küçük çocuklarla dans ediyor. Kostümün bir köpek olma ihtimali de var. Tam hatırlamıyorum. Neyse… Bu kıyafeti bir gün ben giydim ve rutine uyarak tüm otelde, insanlarla eğlendim. Son olarak animasyon zamanında çocuklarla dans ettim. Hepsi bana o kadar istekli ve içten şekilde sarılıyorlardı ki… Ben hayatımda bu kadar fazla insandan bu denli sevgi görmedim. Çünkü çok kişilerdi ve ben paradigması kurulmamış bir yaratıktım onlar için. Hiçbir aile çocuklarını dans eden ayılara karşı uyarmamıştır. Bu yüzden kalplerini rahatlıkla, ailelerinin ve kendilerinin güvendiği tatlı bir ayıya açmışlardı.
     Elimi ısrarla bırakmayan en küçük çocuklardan birine bakmak istedim. Kostümün nefes alınan boşluğundan çocuğa bakmaya çalışırken, onun zaten benim gerçek gözlerimi bulduğunu fark ettim. O kadar güzel bir çocuktu ki…  Ancak ben saçı başı dağılmış, içkili ve yorgun bir yüzdüm o sırada ona görünen. Hatta normalde sokakta görse benden korkup, ağlayarak annesine koşabilirdi belki de. Ancak o hala sevgi ile elimi sıkıp bana sarılmak istiyordu. O anlamıştı aslında ayı olmadığımı, küçük yaşına rağmen. Belki de benden daha iyi anlamıştı bu durumu. Bu durumu gerçekleştiren şey sadece hayatın gerçeklerinin, onun saflığının ışığını söndürmemiş olması ve bundan dolayı da ayı aracılığı ile benim sevgimi görmüş olmasıydı. Gerçek yüzüm o an gördüğü fiziksel unsurlar falan değildi. Gerçek yüzüm o anda bir tür sevgi formuydu.
     Animasyon bitti, arkadaşlarımdan ayrıldım ve kostümümü çıkardım. Soyunma odasına bıraktığım pantolonum ve gömleğimden sadece pantolonumu giyindim çünkü çok terlemiştim ve hava sıcaktı. Bu sırada viskimi geri almayı da unutmadım tabi. Alkol ve sevgi sarhoşu halde odaya yarı çıplak bir şekilde yıkanmaya giderken beni, eğlendirdiğim ve sevgi paylaşımı yaptığım çocukların daha demin beni ne iyi insan diye öven aileleri görselerdi büyük ihtimalle ayıplarlardı ve çocuklardan sakınılırlardı. Suçlayamam onları, haklılar. Ama keşke hep ayı kostümü giyinmeye ihtiyacımız olmasa…
     Bir insanı sevmek için onun içini görmeliyiz. Ne kadar iyi fiziği olursa olsun, ne kadar alımlı yüzü olursa olsun dış görünüş fazla aldatıcı. Bunun için zaman ve emek gerek. Cahilliğimiz bunu zaman kaybı olarak görüyor. Ama emin olun feda edilen ne olursa olsun bir insanın içindeki parıltıyı görmek ve bunu paylaşarak birlikte daha da parlak kılmayı başarmak her şeye değer. Hadi beraber daha parlak olalım! Ya ayı kostümlerimizi giyip birbirimize sarılalım ya da et ve kemikten oluşan pis kıyafetlerimizi çıkartıp saf parlaklığımızla birlikte, daha fazlasına ışıldayalım!

Dipnot: Sarhoşum. Gece dört. 16.01.2015

Radiohead-All i need

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder